Ekim 2025’te imzalanan ateşkes anlaşmasını her gün onlarca kez ihlal eden işgalci İsrail güçleri, bugün Gazze’nin güneyindeki sivil yerleşimleri ve kuzeydeki mülteci kamplarını hedef alarak katliamlarını sürdürdü; resmi can kaybı 72 bini aşarken, uluslararası kuruluşlar gerçek kaybın 200 binin üzerinde olabileceği uyarısında bulunuyor.
Gazze Şeridi’nde dünya kamuoyunun göz yumduğu insanlık dramı, 12 Şubat 2026 itibarıyla en karanlık günlerinden birini yaşıyor. Siyonist rejimin "ateşkes" adı altında yürüttüğü oyalama taktiği, sahada savunmasız sivillerin, kadınların ve çocukların kanının dökülmesine engel olmuyor. Bugün bölgeden gelen son raporlar, İsrail ordusunun sadece bombalarla değil, sistematik bir yıkım ve açlık stratejisiyle Filistin halkını toprağından söküp atmaya çalıştığını bir kez daha kanıtladı.
12 Şubat 2026 (Bugün) itibarıyla sahadaki en sıcak gelişmeler şu şekilde:
Ateşkes anlaşmasına rağmen İsrail’in insani yardımları kısıtlaması, bölgedeki 1,6 milyon insanı Nisan 2026’ya kadar "akut gıda güvensizliği" ile baş başa bıraktı.
İsrail’in saldırganlığı sadece Gazze ile sınırlı kalmadı. Bugün işgal altındaki Batı Şeria’nın Nablus, Tubas ve Eriha kentlerinde düzenlenen baskınlarda aralarında kadınların ve bir belediye başkan yardımcısının da bulunduğu 27 Filistinli hukuksuz bir şekilde gözaltına alındı. Evleri basılan Filistinlilerin eşyaları yağmalanırken, gençlerin "sorgulama" adı altında işkenceye maruz kaldığı bildiriliyor.
Rusya'nın bugün yapılacak olan Gazze Barış Kurulu toplantısına katılmayacağını açıklaması ve uluslararası toplumun İsrail’in ihlallerine karşı somut bir yaptırım uygulayamaması, siyonist rejimi daha da cesaretlendiriyor. Ancak her şeye rağmen, Gazze halkı enkazlar arasında "umudu ve geleneği" yaşatmaya, topraklarını terk etmeyerek dünyaya onur dersi vermeye devam ediyor.
Muhabir : Mehmet Fatih ÖNK