Küresel yarı iletken pazarının 2026 yılı itibarıyla 750 milyar dolarlık devasa bir hacme ulaşması beklenirken, Türkiye stratejik yatırımlarıyla "kritik eşiği" aşmaya hazırlanıyor. Dünyada Tayvan ve Güney Kore dominasyonu sürse de Türkiye, yerli otomobil TOGG ve savunma sanayiindeki insansız hava araçları için başlattığı 65 nanometrelik çip üretim tesisi hamlesiyle dışa bağımlılığı %40 oranında azaltmayı hedefliyor. Uzmanlar, Ankara’nın geçtiğimiz aylarda duyurduğu 5 milyar dolarlık teşvik paketinin Türkiye’yi bölgesel bir üretim üssü haline getirebileceğine dikkat çekiyor.
HABER MERKEZİ – Modern dünyanın yeni "petrolü" olarak kabul edilen mikroçipler, artık sadece bilgisayar ve telefonların değil; buzdolaplarından savunma sistemlerine, otomobillerden yapay zeka sunucularına kadar her şeyin kalbinde yer alıyor. 26 Ocak 2026 itibarıyla küresel teknoloji raporları, Türkiye’nin bu devler liginde sadece bir kullanıcı değil, üretici olma yolundaki kararlılığını ve attığı somut adımları gözler önüne seriyor.
Dünya genelinde çip arzı üzerindeki jeopolitik baskılar artarken, ülkeler kendi üretim kapasitelerini korumak için yarışıyor:
Türkiye, çip yarışında "tasarım odaklı" bir büyüme stratejisinden "fiziksel üretim" aşamasına geçiyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın güncel verilerine göre öne çıkan başlıklar şunlar:
Sektör temsilcileri, 2026 yılını Türkiye için bir "kırılma noktası" olarak tanımlıyor. Onkhaber.com’a konuşan teknoloji analistleri şu değerlendirmeyi yapıyor:
"Eğer Türkiye, savunma sanayiinde yakaladığı %80’lik yerlilik başarısını yarı iletken teknolojisine de aktarabilirse, sadece ekonomik olarak değil, jeopolitik olarak da vazgeçilmez bir güç haline gelecektir. Şu an üretim bantları kuruluyor ve mühendislik birikimi zirveye ulaştı. Bu eşik geçildiğinde Türkiye, Avrupa’nın çip tedarikçisi olabilir."
Türkiye’nin çip yarışındaki en büyük avantajı, yetişmiş mühendis kadrosu. "Tersine Beyin Göçü" projeleriyle, yurt dışındaki dev şirketlerde (Intel, NVIDIA, Qualcomm gibi) çalışan Türk mühendislerin bir kısmının yerli projelere danışmanlık yaptığı veya ülkeye döndüğü bildiriliyor. 2026 itibarıyla üniversitelerde açılan "Yarı İletken Teknolojileri" bölümlerine olan talep de rekor seviyeye ulaştı.
Teknoloji dünyasının gözü kulağı şimdi Türkiye’nin bu yıl içinde atacağı seri üretim imzalarında.
Muhabir : Mehmet Fatih ÖNK