Ekim 2025’te imzalanan kırılgan ateşkes anlaşmasına rağmen İsrail ordusu Gazze Şeridi’ndeki sivil yerleşim alanlarına yönelik saldırılarını durdurmuyor; son 48 saatte düzenlenen bombardımanlarda aralarında bebeklerin de bulunduğu 20’den fazla Filistinli hayatını kaybederken, uluslararası kuruluşlar "soykırım ve etnik temizlik" suçlamalarını raporlarla tescilledi.
Gazze’de silahların susması beklenen "ateşkes" döneminde dökülen kan durmak bilmiyor. 6 Şubat 2026 tarihi itibarıyla bölgeden gelen son raporlar, İsrail’in ateşkes şartlarını sistematik olarak ihlal ettiğini ortaya koyuyor. Filistin Kızılayı ve yerel kaynakların aktardığı verilere göre, İsrail ordusu Han Yunus ve Refah bölgelerindeki çadır kentleri topçu ateşi ve hava saldırılarıyla hedef alarak insani dramı derinleştiriyor.
İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) tarafından iki gün önce yayımlanan 2026 Dünya Raporu, Gazze’deki durumu bugüne kadarki en ağır ifadelerle tanımladı. 500 sayfayı aşan raporda şu çarpıcı veriler paylaşıldı:
Aralarında Türkiye, Mısır, Katar ve Suudi Arabistan’ın da bulunduğu 8 ülke, Şubat ayı başında yayımladıkları ortak deklarasyonla İsrail’in ihlallerini sert bir dille kınadı. Ankara’dan yapılan açıklamada, İsrail’in bu eylemlerinin "bölgesel istikrarı yeniden tesis etme çabalarını kasten baltaladığı" vurgulandı.
Özellikle Refah Sınır Kapısı’ndaki geçişlerin engellenmesi, tedavi bekleyen ağır yaralıların tahliyesini imkansız hale getirirken, insani yardım tırlarının sadece %40'ının bölgeye girişine izin verilmesi Gazze'nin kuzeyinde kıtlık riskini zirveye taşıdı.
Son 24 saat içinde Han Yunus’un güneyindeki el-Mevasi bölgesinde yerinden edilmiş sivillerin kaldığı çadırların bombalanması sonucu 4'ü çocuk 22 kişi hayatını kaybetti. İsrail ordusu, bu saldırıları "operasyonel gereklilik" olarak savunurken, BM gözlemcileri saldırıların koordinatları önceden bildirilmiş "güvenli bölgelerde" gerçekleştiğine dikkat çekiyor.
Muhabir : Mehmet Fatih ÖNK