İsrail ordusunun Gazze Şeridi’ndeki kuşatması, tıbbi tahliye bekleyen binlerce sivil için açık bir infaza dönüşmüş durumda. 26 Ocak 2026 itibarıyla paylaşılan güncel verilere göre, Gazze’de acil tedavi edilmesi gereken 28 bin hastadan yalnızca %2’sinin Batı Şeria veya Doğu Kudüs’teki hastanelere geçişine izin verildi. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), bölgedeki 36 hastaneden 31’inin tamamen işlevsiz kalması nedeniyle on binlerce kanser ve diyaliz hastasının "önlenebilir nedenlerle" ölümle burun buruna olduğunu duyurdu.
HABER MERKEZİ – Gazze Şeridi’nde devam eden insanlık dramı, tedavi hakkının engellenmesiyle yeni bir boyuta ulaştı. İsrail yönetiminin, durumu kritik olan hastaların Batı Şeria ve Doğu Kudüs’teki tam teşekküllü sağlık merkezlerine nakledilmesini "güvenlik" bahanesiyle reddetmesi, bölgeyi dev bir açık hava mezarlığına çeviriyor.
Filistin Sağlık Bakanlığı ve Birleşmiş Milletler (BM) kuruluşlarının hazırladığı Ocak 2026 raporu, sahadaki korkunç tabloyu rakamlarla ortaya koyuyor:
Gazze’deki sağlık sisteminin tamamen çökmesi, yerel imkanları imkansız hale getirdi:
Dünya genelinde insan hakları örgütleri, İsrail’in tıbbi yardımı bir savaş silahı olarak kullandığına dikkat çekiyor. Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF), yayınladığı son bildiride; "Batı Şeria ve Doğu Kudüs'teki yatak kapasiteleri boş olmasına rağmen, Gazze'den gelen hastaların sınır kapılarında ölüme terk edilmesi uluslararası hukukun açıkça çiğnenmesidir" ifadelerini kullandı.
Türkiye, Gazze’deki ağır hastaların tahliyesi için diplomatik ve lojistik girişimlerini sürdürüyor. Bugüne kadar yüzlerce kanser hastasını Türkiye’ye getirerek tedavi altına alan Sağlık Bakanlığı, yeni bir tahliye koridoru açılması için Mısır ve Ürdün üzerinden baskılarını artırıyor. Ancak İsrail’in sınır kapılarındaki katı tutumu, bu insani operasyonların genişlemesini engelliyor.
İsrail’in bu tutumu karşısında sessiz kalan uluslararası kamuoyu, Gazze’deki hastaların her geçen dakika azalan umutlarını daha da karartıyor.
Muhabir : Mehmet Fatih ÖNK