Venezuela’da Maduro döneminin askeri müdahaleyle sona ermesi, Havana’da alarm zillerini çaldırdı. Enerjisinin %40’ını Venezuela’dan karşılayan Küba’da 2 günlük yas ilan edilirken, Washington’dan gelen "Sıradaki durak Küba mı?" sinyalleri bölgedeki gerilimi tırmandırıyor.
Haber Merkezi / 7 Ocak 2026 – Nicolas Maduro’nun New York’ta hakim karşısına çıkarılmasıyla sonuçlanan süreç, Küba için sadece siyasi bir müttefik kaybı değil, aynı zamanda bir "varoluşsal tehdit" anlamına geliyor. İşte 2026’nın ilk haftasında Küba’yı bekleyen felaket senaryosu ve krizin derinliği:
Küba, Sovyetler Birliği'nin dağılmasından bu yana en büyük ekonomik hamisini kaybetti. Yıllardır Venezuela'ya gönderilen on binlerce doktor ve istihbarat danışmanı karşılığında alınan günlük 35 bin varil bedava/indirimli petrol, ABD’nin "petrol karantinası" ve yeni yönetimin iş birliği reddiyle kesilme noktasına geldi.
ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela operasyonu sonrası yaptığı açıklamada Küba’yı doğrudan hedef aldı. Trump, "Küba düşmeye hazır. Gelir kaynakları (Venezuela petrolü) kesildi. Sıradaki konumuz Küba olacak," diyerek askeri veya ekonomik yeni hamlelerin sinyalini verdi. Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise Küba rejiminin "vadesinin dolduğunu" vurgulayarak bölgedeki baskıyı artırdı.
Küba hükümeti, 3 Ocak’taki operasyon sırasında Maduro ve eşini korumaya çalışan 32 Küba vatandaşının (çoğunun güvenlik danışmanı olduğu iddia ediliyor) hayatını kaybettiğini doğruladı. Havana, ülkede 5-6 Ocak tarihlerini ulusal yas ilan ederken, ABD’yi "devlet terörizmi" ile suçladı.
Küba için en kritik destek şu an Atlantik’in öbür ucundan, Türkiye’den geliyor.
Venezuela desteğini kaybeden Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel için tek çıkış yolu Moskova ve Pekin. Ancak Rusya'nın kendi lojistik sorunları ve Çin'in Trump yönetimiyle yeni bir ticaret savaşına girme çekincesi, Küba'ya yapılacak yardımın boyutunu belirsiz kılıyor.
Muhabir : Mehmet Fatih ÖNKonkhaber.com Analizi: Küba, 1959 Devrimi’nden bu yana en zor sınavını veriyor. Eğer Türkiye’nin sağladığı yüzer santraller ve enerji desteği siyasi baskıyla durdurulursa, adada topyekûn bir rejim krizi kaçınılmaz olabilir.