Akıllı telefon kılıfından elektronik aletlere, oyuncaktan kıyafete kadar yurt dışından "ucuza" ürün getirme dönemi, Resmi Gazete'de yayımlanan son düzenlemelerle birlikte şekil değiştirdi. Ticaret Bakanlığı'nın yerli üreticiyi koruma hamlesi sonrası, tüketicilerin aklında tek bir soru var: "O butona bastığıma değecek mi?"
İşte yeni düzenlemenin cebinize yansıması ve sipariş vermeden önce bilmeniz gereken "gizli" detaylar.
Eskiden 150 Euro olan bireysel hızlı kargo muafiyet limiti, artık 30 Euro olarak uygulanıyor.
Siparişiniz 30 Euro'nun altındaysa bile ödeyeceğiniz vergi miktarı arttı. Ürünün geldiği ülkeye göre değişen oranlar şöyle:
Unutmayın: Bu vergiye ek olarak, gümrük sunum ücreti ve damga vergisi gibi sabit giderler de paketinize yansıtılıyor.
Diyelim ki Çin merkezli bir siteden 1.000 TL değerinde bir kulaklık beğendiniz. Sepette göreceğiniz tahmini maliyet tablosu şu şekilde değişti:
(Not: Bu hesaplamaya gümrük sunum ücreti ve kargo bedeli dahil değildir. Rakamlar yaklaşık değerlerdir.)
Görüldüğü üzere, 1.000 TL'lik bir ürün, kapınıza gelene kadar neredeyse iki katı fiyata çıkabiliyor. Bu nedenle sipariş vermeden önce Türkiye'deki pazar yeri fiyatlarıyla kıyaslama yapmak artık zorunlu hale geldi.
Limit sadece para değil, aynı zamanda adetle de sınırlı. Bir takvim ayı içerisinde, aynı T.C. kimlik numarası ile yurt dışından en fazla 5 adet kargo getirebilirsiniz.
Her ürünü yurt dışından getiremiyorsunuz. Kozmetik ürünleri, sporcu gıdaları (protein tozu vb.), cep telefonları ve tütün ürünlerinin bireysel yolla hızlı kargo ile getirilmesi yasak. Bu ürünleri sipariş etseniz bile gümrükte imha edilebilir veya iade edilir.
Özetle: Yeni dönemde yurt dışı alışverişi, "ne alırsan ucuz" mantığından çıkıp, "Türkiye'de bulunmayan nadir ürünleri alma" noktasına evriliyor.
"Peki siz yeni vergi oranları hakkında ne düşünüyorsunuz? Yurt dışından alışveriş yapmaya devam edecek misiniz? Yorumlarda görüşlerinizi bizimle paylaşın!"
Muhabir : İrfan Üstün